Beslenme ve Diyet


ÇOCUK BESLENMESİ

Çocuklarımızın, doğdukları ilk günden itibaren sağlıklı beslenmelerine özen gösteriyoruz. Yiyip içtikleri her şeyin tazesini, sağlıklı pişirilmiş ve hazırlanmış olmasına dikkat ediyoruz. Ancak çocukların büyümesi ile birlikte, gösterdiğimiz bu özen de gittikçe azalıyor. Çocuklarımızın okula gittikleri ve evden uzaklaştıkları dönemde de beslenmelerini takip etmek gerekmektedir. Okula gitmeye başlayan çocuğun sosyal çevresi genişliyor, farklı etkenlerle karşılaşıyor ve okulda bazı kararlarını kendisi vermek zorunda kalıyor. 

Bu dönemde doğru besin tercihleri yapılmalı ve beslenme çantası sağlıklı bir menü düzenine göre düzenlenmelidir. Çocuğun düzenli yemek yeme alışkanlığı kazanmasında ailenin yemek düzeni ve alışkanlıkları önemlidir. Aile çocuğun yediklerini başka çocukların yedikleri ile kıyaslamamalı ve az yedi diye fazla yemeye zorlamamalıdır. Çocuğun ihtiyacının ne olduğunu bilip ona göre yemek yedirilmelidir.

Çocuğun yeterli beslenip beslenmediği, büyüme ve gelişme durumu değerlendirmesiyle anlaşılır. Normal büyüyen bir çocuğun yediğini yeterli görmeyip daha fazla yemesini istemek doğru değildir. Her çocuğun metabolizması kendine özgüdür. Bu sebeple büyüme hızı çocuk beslenmesinde örnek alınmalıdır.

Çocuğa ek besinler zamanında başlanmalıdır. Eğer çocuk yemek yemiyor ise bunun nedeni zamanında ek besinlere başlanmamış olmasıdır. Bu çocuklar çeşitli besinlere azar azar, yavaş yavaş çalıştırılmaları gerekir. Alıştırma döneminden sonra günlük gereksinimler tam olarak verilir. İkinci yıldan sonra çocuk kendi kendine yemek için büyük bir istek duyar. Bu istek yerine getirilmelidir. Bu yaşta çocuk bardakla kendi kendine su içebilir ve yemek yiyebilir. Besinlerin değeri her fırsatta çocuğa anlatılmalıdır ve alıştırılmalıdır.

Çocukların büyüme döneminde protein ve kalsiyum kaynaklarını düzenli almaları önemlidir. Çocuk süt içmek istemezse aynı miktarda yoğurt, ayran, sütten yapılmış muhallebi veya sütlü çorbalar verebilir. Yemekler kızartılmadan fırında, ızgara veya haşlama yöntemi ile pişirilmelidir.

Küçük parça et ve sebzelerle yapılmış etli yemekler, kıymalı sebze yemekleri ve köfteler verilebilir.

Çocukluk çağı ve okul dönemi, sağlıklı beslenmeyi öğrenmek için en uygun zamandır. Bu dönemde sağlıksız ve yetersiz beslenmeye bağlı olarak;
-Zayıflık, büyüme geriliği
-Kemik gelişiminde gerilik
-Zihinsel gelişim geriliği
-Kızlarda adet düzensizlikleri
-Kansızlık
-İyot yetersizliği görülebilmektedir.

Çocukluk çağında sağlıksız ve fazla beslenmeye bağlı olarak;
-Şişmanlık
-Şeker hastalığı
-Kalp hastalığı
-Yüksek tansiyon
-Psikolojik bozukluklar
-Kanser riskleri görülebilir.

Bu dönemdeki çocuklara korkutmadan tüm yiyeceklerden yedirilmeli, öğün düzeninde çeşitlilik sağlanmalıdır. Çocuğun öğününde tüm besin ögelerinden bir miktar bulunmalıdır. Örneğin: 1 tabakta hem süt/yoğurt grubu, tahıl grubu, meyve-sebze grubu ve protein grubu bulunmalıdır. 1 kase taze fasülye +2-3 kaşık yoğurt + ½ dilim ekmek + domates ten oluşan tabak sağlıklı bir öğün örneğidir. Konuştuğumuz bütün çevresel fiziksel faktörlerin dışında çok önemli olan bir diğer konu ise özgüveni yüksek çocukların yetiştirilmesidir. Çocuğun sağlıklı beslenebilmesi ve yeri geldiğinde arkadaşlarından farklı tercihler yapabilmesi için öz güveninin gelişmiş olması önemlidir. Yarının sağlıklı bireylerini yetiştirebilmek için bugünün çocuklarını sağlıklı beslemek zorundayız. Bu noktada aile, öğretmenler ve biz sağlık çalışanlarına önemli görevler düşmektedir.

 

KADINLARA ÖZEL BESLENME

Dengeli bir diyet, sağlığın temel taşlarından biridir. Kadınlar, tahıllar, meyveler, sebzeler, sağlıklı yağlar, az yağlı sütler ve yağsız protein gibi çeşitli besinlerden yararlanmalıdır. Ancak kadınların özel besin ihtiyaçları vardır ve bir kadının hayatının her aşamasında bu ihtiyaçlar değişir. Kadınların hayat temposunun gerisinde kalmamaları için besin içeriği zengin besinler yemesi gerekir.

Sağlıklı bir diyet için gün içerisinde;

Demir, kadınları yaşam döngüsünde anahtar rol oynar. Regl döneminde vücuttan demir atılımı anemiye neden olmasını önlemek için demirden zengin besinler tüketmeye özen gösterin. Demirden zengin besin kaynakları olarak kırmızı et, yumurta, tavuk-hindi eti, kuru baklagiller, ıspanak ve fasulyeyi sıralayabiliriz. Demirden zengin besinlerin C vitamini ile beraber tüketilmeleri demir emilimini artırır.

Kadınların, sağlıklı dişler ve kemikler için gün içerisinde çeşitli kaynaklardan kalsiyum almaları gerekir. Süt ve süt ürünleri, kuruyemişler kalsiyumdan zengindir. Kadınların, kalsiyumu yeterli almadığı zaman özellikle menapoz döneminde osteoporoza yakalanma riskleri artar.

Kadınların vücut yapısı erkeklere kıyaslandığı zaman yağ kitlesi daha fazla fakat kas kitlesi daha azdır. Bu yüzden sağlıklı vücut ağırlığı için kalori miktarına dikkat ettikleri kadar fiziksel aktiviteye de dikkat etmeleri gerekir. Egzersiz sağlıklı bir kadının kilo kontrolü, kas kitlesi için gereklidir.

 

DİYABETTE BESLENME

Diyabetli olduğunuzu öğrendiğinizde muhtemelen çok korktunuz ve üzüldünüz. Diyabet aslında çok ciddi ve son zamanlarda günümüzde obezitenin de artmasıyla çok sık görülen ama kontrol edilebilen bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütü(who) diyabeti, kan şekerinin aç karnına en a iki kez 126 mg/dl üzerine çıkması ile ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Normal koşullarda kan şekeri 110 mg/dl nin altında olmalıdır.110-126 mg/dl olduğunda halk arasında gizli şeker, insülin direnci veya pre-diyabet ortaya çıkmaktadır.

Diyabetli kişilerin %80-85 i şişmandır. Diyabet kontrolü yapmak istiyorsak öncelikle kilo kontrolü yapmak zorundayız ve yediklerimizi diyabete uygun hale getirmeliyiz. diyabeti kontrol altında tutma basamaklarına bir bakalım;
-Sağlıklı beslenme
-Egzersiz
-İnsülin/ilaç tedavisi

Tip1 diyabet:

İnsüline bağımlı diyabet olarak adrandırılan bir otoimmün hastalıktır. Tip1 diyabette vücut insülin salgılayamaz ve kan şekeri düşürülemez. Tip1 diyabet hastaları ömürleri boyunca dışarıdan insülin almaktadırlar.

Tip2 diyabet:

İnsüline bağımlı olmayan ya da erişkin diyabeti olarak da adlandırılır. Bu tip diyabet önceleri 50 li yaşlarda görülürken, kötü beslenme, kilo artışı ile biirlikte günümüzde küçük çocuklarda da görülmeye başlamıştır.bu tip diyabet için sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişikliği hedeflenmektedir.

Diyabetliyim nasıl beslenmeliyim?

Diyabet teşhisi konulan herkes hastalığının takibini yapan doktorunun yanında mutlaka bir diyetisyenden de yardım almalıdır. Diyetisyen, kişiye ve diyabete özel beslenme düzenini, besinlerin içeriklerini planlar.

Aslında diyabet hastaların beslenmesi sağlıklı bir bireyin beslenmesinden çok da farklı değildir. Temel fark ara ve ana öğünlerini atlanmamasıdır. Diyabetli kişiler 2-3 saat aralığında öğün almalıdır. Şeker ve şeker eklenmiş besinleri tüketmemeye özen göstermelidir.

Karbonhidrat kaynağı olarak beyaz un, pirinç, rafine şeker(sofra şekeri gibi) yerine tam tahıllı un, tam tahıllı makarna, tam tahıllı ekmek ve glisemik indeksi düşük mevsim meyveleri kullanılmalıdır.Karbonhidratla ilgili önemli bir ayrıntı da her karbonhidratın kan şekerini aynı oranda yükseltmemesidir, kompleks karbonhidratlar, posalı besinler(kabuklu meyveler, tam tahıllı besinler...) kan şekerini daha yavaş yükseltir.

Protein kaynağı olarak da süt ve ve süt ürünleri, kırmızı et/tavuk/balık, baklagiller tüketilmelidir. Pişirme yöntemi olarak ızgara/fırında/haşlama yöntemleri kullanılmalıdır. Protein tütekitinde de porsiyon kontrolü önemlidir.

Yağlar, görünür ve görünmez yağlar olarak beslenme planında bulunabilir. Tereyağ, sıvıyağlar(zeytinyağ, fındıkyağ gibi), yağlı tohumlar diyetisyeninizin kontrolünde öğünlerinize eklenebilir.

Diyabet kontrol edilebilir bir hastalıktır, yediklerinizi düzenleyerek hem diyabetten korunabilir hem de diyabetinizi kontrol altında tutabilirsiniz…



  • Hekimlerimiz


    Beslenme ve Diyet



    Beslenme ve Diyet



    Beslenme ve Diyet