Obezite Cerrahisi


 

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır.
Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, mide kelepçesi, mide balonu vb. yöntemler kullanılır.

Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavide eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir.

Obezite Cerrahisi Kilo Vermeye Nasıl Yardımcı Olur?
Bariatrik cerrah ya sizin midenizin hacmini küçülterek ya da sindirim sisteminizde gıdaların geçtiği yolları değiştirerek ve kısaltarak alınan gıdaların büyük bir kısmının vücutta emilmesini engelleyerek ve vücudu bir an evvel terketmesini sağlayarak kalori alımını kısıtlamış olur. Bunu yaparken, doyma hissi de azaltılarak gıda alımı sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile sağlanır. Kalori alımını kısıtlayan bir fren etkisi yapan sindirimsel yan etkiler (ağrı, bulantı, kusma, dumping gibi.) sayesinde de cerrahiden sonraki 1-2 yıl içinde çok belirgin ve kalıcı kilo kaybı elde edilir.

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygundur?
Uzun süredir diyet, egzersiz yapıp, endokrin kontrolünde olup, kilo vermede başarılı olmayan ek hastalığı olan, beden kitle indeksi 35’ in üzerinde kişiler veya ek hastalığı olmayıp, beden kitle indeksi 40 üzerinde olan hastalar ameliyat için uygun olur.

Obezite Ameliyatı Komplikasyonları Nelerdir?
• Bacaklarda Pıhtı Oluşumu ve Akciğer Embolisi: % 0 -1 oranında görülebilir. Hastanın erken hareket ettirilmesiyle görülme oranı azaltılır.
• Kaçak ve Kanama: Erken dönemde ameliyat kesi ve birleştirme (anastomoz) bölgelerinde olabilir.
• Enfeksiyon
• Fıtıklar: Bu fıtıklar açık obezite cerrahi sonrası yaygın olmakla birlikte laparoskopik cerrahi sonrası çok çok nadiren görülür.
• Vitamin- Mineral Eksikliği: Emilimin bozulmasına bağlı oluşabilir. Vitamin haplarıyla kolayca düzeltilir.
• Saç Dökülmesi: Yetersiz protein ve vitamin alımına bağlıdır. Bir süre sonra düzelir.
• Vücutta Sarkma: Yüksek miktarda kilo kaybının sonucu ciltte sarkmalar ve buruşmalar olabilir.
• Ölüm: Çok nadir de olsa olabilir. Ameliyat ekibinin profesyonel olması, iyi yoğun bakım şartları bu olasılığı azaltır.

Obezite ameliyatı olacak her hastaya öncelikle aşağıdaki kan testleri uygulanır.

• Açlık Kan Şekeri, Tokluk Kan Şekeri, Hba1c
• İnsülin,
• C Peptit Düzeyi
• Üre, Kreatinin
• Sodyum, Potasyum, Ca, Parathormonu
• Total Kolesterol, HDL ve LDL Kolesterol, Trigliserid
• ALT, AST
• Demir, Demir Bağlama Kapasitesi, Ferritin
• Alfa Fetoprotein
• B 12 Vitamini, Folik Asit
• .FSH, LH,Östrojen ve Progesteron
• Total Bilirubin, Direkt Bilirubin
• Hemogram
• Kanama Pıhtılaşma Zamanı, PT, APTT
• Serbet T3, T4, TSH
• Kortizol
• HBS AG, HCV, HIV
• Kan Grubu
• Akciğer Grafisi
• EKG
• Tüm Batın Ultrasonografisi
• Gastroskopi

Obezite Ameliyatı Öncesi Hasta Hangi Muayeneleri Olur?
• Genel Cerrahi (Obezite cerrahi),
• Anestezi,
• Endokrinoloji,
• Psikiyatri,
• Kardiyoloji,
• Göğüs hastalıkları

Tetkikler ve muayeneler tamamlandıktan sonra obezite tedavi ekibi, Obezite cerrahı başkanlığında toplanır. Hastayı ve sonuçlarını değerlendirir. Hastanın obezite ameliyatı olup olamamasına olacaksa hangi obezite ameliyatını olacağına karar verilir.

Obezite Ameliyat Öncesi Hazırlık
• Bütün obezite ameliyatlarının önce anestezi doktorumuza sigara, alkol alışkanlıklarınızı bildirmeniz gerekmektedir.
• Ameliyat gününden 5 gün öncesinde sigaranın, 10 gün öncesinde de alkol kullanımının bırakılması ameliyat esnasında daha rahat bir ameliyat geçirmenizi sağlayacağı unutulmamalıdır.
• Ameliyat öncesi banyo yapın veya ılık bir duş alın. Bu enfeksiyon ihtimalini azaltır.
• Ameliyata hazırlık döneminde mevcut diğer hastalıklarınızı (şeker, tansiyon v.b) ve kullandığınız tüm ilaçlarınızı doktorunuza bildirin. Unutmayın ki bazı ilaçların ameliyat öncesi belli süreler kesilmesi gerekebilir.
• Varsa alerjik rahatsızlıklarınızı bildirin.
• Ameliyattan önceki yaklaşık 8 saat aç kalmanız gerekmektedir.
• Sigara kullanıyorsanız en az bir hafta önce bırakmanız önerilecektir. Bu, sağlıklı yaşam için atacağınız ilk adım olacaktır.

Obezite Ameliyat Sonrası Dönem
• Ameliyat sonrası dönemde her şey olağan seyreder ise hastanede yatış süreniz 2-3 gün olacaktır.
• Ameliyatınızdan sonra kaçak testinde olumsuzluk yok ise ağızdan, sıvı gıdalara başlanacaktır.
• Sıvı beslenmeyi takiben taburcu işlemleriniz yapılacaktır.
• Taburculuk sonrası dönemde beslenme ve günlük aktivitelere ait ayrıntılı bir bilgilendirilme sözlü ve yazılı olarak sağlanacaktır.
• Kontrol tarihleri ve bu kontrollerde yapılacak olan testler taburculuk esnasında tarafınıza bildirilecektir.

Obezite Cerrahisinde Uygulanan Yöntemler
a) Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi): Bütün obezite ve metabolik cerrahi yöntemler gibi sleeve gastrektomi ameliyatı da, tamamen laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile uygulanmaktadır. Midenin % 75 nin dikey olarak çıkarılarak midenin bir muz veya tüp şekline dönüştürülmesidir.

Laparoskopik yöntemde karında açılan bir santimden küçük delikler ile bütün ameliyat gerçekleştirilir. Bunun için özel aletler kullanılır. Midenin istenilen kısmının kesilmesi ve dikilmesi işlemi bu iş için özel olarak tasarlanmış ve sadece sizin ameliyatınız da kullanılarak atılan özel cihazlar ile gerçekleştirilir.

Sleeve Gastrektominin Avantajları
Mide hacmi küçülür ama mide fonksiyonlarını normal olarak yapmaya devam eder. Belli bir süre sonra herşey yenebilir ancak küçük porsiyonlarda tüketilebilinir. Mideden açlık hormonu (Ghrelin) salgılanan bölge çıkartılır. Açlık hormonunun azalması kilo kaybının korunmasında en önemli faktördür. Tokluk hissinin uzun sürmesinden de ghrelin düzeyinin düşürülmesi sorumludur. Pilor kası korunduğu ve aktif olarak çalıştığı için Dumping Sendromu engellenir. Dumping Sendromu daha çok gastrik bypass ameliyatlarından sonra görülür. Aşırı yoğun gıdalar alındığında bulantı, kusma, çarpıntı ile bayılma ataklarının olduğu bir tablodur. Sleeve gastrektomide görülmez. İnce barsak bypass’ ı yapılmadığı için dumping sendromu, bağırsak tıkanıklıkları, ağır ülserler, anemi (kansızlık), kemik erimesi (osteoporoz) ve beslenme bozuklukları ile ishaller sleeve gastrektomi ameliyatından sonra görülmez. Aşırı şişman (BMI>50 kg/m2 olan super obez) hastalarda ilk basamak tedavi seçeneğidir.

Hastalar sleeve gastrektomi ile ciddi zayıflama gösterdikleri zaman yaklaşık 6-12 ay sonra tamamlayıcı esas duodenal switch ameliyatları yapılır. Birçok hastaya ikinci bir ameliyat yapılmasına hemen gerek olmamaktadır. Süper obezite sınırının altındaki daha düşük vücut kitle indeksli hastalarda (BMI 30-50 kg/m2) ana tedavi seçeneği olarak en çok tercih edilmeye başlanan ameliyattır. Gastrik Bypass ameliyatlarının getireceği yükümlülüklerden çekinen hastalarda ilk tercihtir. Mide bandıyla karın içinde yabancı bir cisim bırakılması ve buna ait sorunlardan çekinen hastalarda, mide bandından daha etkili bir tedavi metodudur. Laparoskopik olarak hızlı ve kolay uygulanabilmesi ile aşırı obezitesi nedeniyle ağır kalp ve akciğer sorunları yaşayan hastalarda, kısa ameliyat süresi ve hızlı iyileşme sağlar.

b) Mide Katlama Ameliyatı (Gastrik Plikasyon): Mide katlama, yani Gastrik Plikasyon midenin bıçak değmeden uzunlamasına daraltılması prensibine dayanan bir ameliyattır. Herhangi bir yabancı cismin kullanılmaması, ince bağırsak emiliminin bozulmaması, organ çıkarılma işleminin olmaması ve stapler kullanılmamasına bağlı maliyetlerin daha düşük olması bu uygulamanın temel avantajlarıdır. Tüp mide ameliyatında olduğu üzere mekanik kısıtlama temelli bir ameliyattır ve hacim kısıtlaması üzerinden işlev görür. Tüp mide işleminden farklı olarak “Ghrelin” adı verilen ve açlık hissimizi tetikleyen hormon seviyeleri üzerinde herhangi bir azalmaya neden olmaz. Etkinliği tüp mide ameliyatlarından daha düşük olduğunu ifade eden yayınlar mevcut.“Geri çevrilebilir” bir ameliyat olarak lanse edilse de geri döndürme işlemi sıkıntılı ve zor bir uygulamaya dönüşebilir.

c) Mide Bandı (Gastrik Bant): Mide bandı uygulaması 1986 yılında Amerikalı cerrah Dr. Kuzmak tarafından açık cerrahi girişim ile yapılmıştır. Bu girişimin amacı yemek borusunun hemen altına takılan bir silikon band yardımıyla küçük bir mide poşu oluşturulması ve böylece hastanın yeme kapasitesinin azaltılmasıdır.

Mide kelepçesi ile ilgili riskler şunlardır;
Gastrik bant olduğu yerden aşağı ve yukarı kayabilir. Gastrit veya mide ülseri gelişebilir. Gastrik bant mide duvarını aşındırabilir (bu olursa, bandın çıkarılması gerekir). Port infeksiyonu gelişebilir. Antibiyotik tedavisine cevap vermez ise çıkarılması gerekebilir. Doktorunuz bandı şişirmek için porta giriş yapamayabilir. Bu sorunu çözmek için küçük bir ameliyat gerekir. Portun kablosu ve diyaframa girişim sırasında delinebilir. Bu durumda portun değişmesi gerekir. Mide bandı fazla şiştiğinde kusma olabilir.

d) İntragastrik Balon Uygulaması: İntragastrik balon, halk arasındaki adıyla mide balonu obezite tedavisine uygulanan etkili yöntemlerdendir. Balon mideye sönük bir biçimde yerleştirilmek için tasarlanmıştır, daha sonra yapay bir bezoar yerini alması için serum fizyolojik ile doldurulur ve büyütülür. Balon doldukça yuvarlak bir şekle dönüşür. Kendisi kapanabilen bir kapak dışarıdan yerleştirilen kateterin kolayca ayrılmasına izin verir. Balon mide içinde serbestçe hareket edecek şekilde tasarlanmıştır. Tasarımı, yerleştirme sırasında 500-700 ml hacme ayarlanmasına izin verir. Ortalama olarak 20-25 Kg. kaybı sağlayabilmektedir. Ancak balon tedavisi kalıcı değildir. Endoskopik olarak yerleştirilir, endoskopik olarak çıkarılır.

Endoskopik olarak mide içine yerleştirilen balon, 500-700 ml serum fizyolojik ile doldurulur. Takılan balona göre takıldıktan 6-12 ay sonra çıkarılması gerekir. Uygulanacak hastaların iyi beklenti içinde olan uyumlu kimseler olması, tedavinin başarılı olması bakımından önemli bir koşuldur. Bir kısım hasta diyet alışkanlığı değişmediği için balon çıkarıldıktan sonra verdiği kiloları geri alabilmektedir.

İntragastrik Balon Kime Uygulanır?
Şişmanlığın geçici tedavisinde kullanılır. Şişmanlığa bağlı başka hastalıkların risklerini (Tip II diyabet-damar hastalıkları-eklem hastalıkları-vb.) önemli ölçüde azaltmada hastaya maksimum fayda sağlar. Herhangi bir nedenle ameliyat olacak obez hastaların ameliyat öncesi zayıflatılması ile cerrahi risklerin azaltılmasına yardımcı olur. Çıkarıldıktan sonra da modifiye diyet programı ile şişman kişinin kilo kaybının devamını sağlamaya yardımcı olur.

e) Mini Gastrik Bypass: Mini gastrik bypass, hem mide hacmini azaltarak kısıtlayıcı etki yapan, hem de alınan besinlerin emilimini azaltan bir ameliyattır. Tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığı gibi obeziteye bağlı metabolik hastalıkların tedavisinde de çok etkilidir. Bu yöntem obezitenin tedavisi amaçlanan bir gastrik bypass operasyon çeşididir. Operasyondan sonra yeterli bir şekilde kilo kaybı yaşanır. Ayrıca metabolik hastalıklardan olan tip 2 diyabet (şeker hastalığı), kolesterol yüksekliği ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklar yaşayan kişiler için de uygulanabilen bir gastrik bypass ameliyatı çeşididir.

f) R-Y Gastrik Bypass: Mini Gastrik Bypass’ dan farkı, safra reflüsünü engelleyen bir safra saptırıcı bağlantı taşımasıdır. İlk olarak midede küçük bir poş (cep) yaratılır. Mide yemek borusuna yakın olarak, yaklaşık 30-50 ml. kalacak kadar ikiye ayrılır. Cebin hacmi, tüm mide hacminin %5 i kadardır. Bu hacim kişinin daha az gıda alımını sağlamak içindir. Midenin geriye kalan % 95’ lik bölümünden artık gıda geçmeyecektir. İkinci aşamada, ince bağırsak belirlenen mesafeden ikiye ayrılır. Aşağıdaki bağırsak ucu yukarıya, yani mide cebine doğru çıkarılır ve mide cebi ile birleştirilir. Üçüncü aşamada, ince bağırsağın üst ucu, mide ile birleştirilmiş ince bağırsağın alt ucuna yaklaşık 100 cm. mesafede birleştirilir. Böylece gıdalar, midenin önemli bir bölümüne ve ince bağırsağın yaklaşık 100 cm.’ lik bölümüne uğramadan doğrudan geçtikleri ve geri kalan bağırsakta sindirilecekleri için bu işleme mide bypass’ı denilmektedir. Başka bir deyişle gıdaların sindirimi için kısa yol oluşturulmaktadır. Küçülen mide ile alınan gıda miktarı, Bypass ile de gıdaların emilimi azaltılmış olmaktadır.

1.Obezite cerrahisi için kimler uygun aday olabilir?
Uzun süredir diyet, egzersiz yapıp, endokrin kontrolünde olup, kilo vermede başarılı olmayan ek hastalığı olan, beden kitle indeksi 35’ in üzerinde kişiler veya ek hastalığı olmayıp, beden kitle indeksi 40 üzerinde olan hastalar ameliyat için uygun olur.

2.Obezite cerrahisi olmak isteyen bir hasta nasıl bir yol izler?
Obezite ameliyatı olacak her hastaya öncelikle aşağıdaki kan testleri uygulanır.

• Açlık Kan Şekeri, Tokluk Kan Şekeri, Hba1c,
• İnsülin,
• C Peptit Düzeyi,
• Üre, Kreatinin
• Sodyum, Potasyum, Ca, Parathormonu
• Total Kolesterol, HDL ve LDL Kolesterol, Trigliserid,
• ALT, AST
• Demir, Demir Bağlama Kapasitesi, Ferritin
• Alfa Fetoprotein
• B 12 Vitamini, Folik Asit
• .FSH, LH,Östrojen ve Progesteron
• Total Bilirubin, Direkt Bilirubin
• Hemogram,
• Kanama Pıhtılaşma Zamanı, PT, APTT
• Serbet T3, T4, TSH
• Kortizol,
• HBS AG, HCV, HIV,
• Kan Grubu
• Akciğer Grafisi
• EKG
• Tüm Batın Ultrasonografisi,
• Gastroskopi

Obezite Ameliyatı Öncesi Hasta Hangi Muayeneleri Olur?
• Genel Cerrahi (Obezite cerrahi),
• Anestezi,
• Endokrinoloji,
• Psikiyatri,
• Kardiyoloji,
• Göğüs hastalıkları

Tetkikler ve muayeneler tamamlandıktan sonra obezite tedavi ekibi, Obezite cerrahı başkanlığında toplanır. Hastayı ve sonuçlarını değerlendirir. Hastanın obezite ameliyatı olup olamamasına olacaksa hangi obezite ameliyatını olacağına karar verilir.

Obezite Ameliyat Öncesi Hazırlık
• Bütün obezite ameliyatlarından önce anestezi doktorumuza sigara, alkol alışkanlıklarınızı bildirmeniz gerekmektedir.
• Ameliyat gününden 5 gün öncesinde sigaranın, 10 gün öncesinde de alkol kullanımının bırakılması ameliyat esnasında daha rahat bir ameliyat geçirmenizi sağlayacağı unutulmamalıdır.
• Ameliyat öncesi banyo yapın veya ılık bir duş alın. Bu enfeksiyon ihtimalini azaltır.
• Ameliyata hazırlık döneminde mevcut diğer hastalıklarınızı (şeker, tansiyon v.b) ve kullandığınız tüm ilaçlarınızı doktorunuza bildirin. Unutmayın ki bazı ilaçların ameliyat öncesi belli süreler kesilmesi gerekebilir.
• Varsa alerjik rahatsızlıklarınızı bildirin.
• Ameliyattan önceki yaklaşık 8 saat aç kalmanız gerekmektedir.
• Sigara kullanıyorsanız en az bir hafta önce bırakmanız önerilecektir. Bu, sağlıklı yaşam için atacağınız ilk adım olacaktır.

3.Ameliyat riskleri nelerdir?
a. Anestezi: Zamanımızın modern anestezi teknolojisi ve yeni ilaçlar sayesinde tüm hayati bulguların anlık takibi ve gerektiğinde gene anlık müdahaleler ile anestezinin riskleri neredeyse ihmal edilebilecek bir düzeye (1/20 000 – 1/ 30 000) indirilmiş durumdadır.

b.Bacaklarda pıhtı oluşumu ve akciğer embolisi: Tüm geniş serilerde % 0 – 1 oranında bildirilen pıhtı oluşumu mevcut. Düşük molekül ağırlıklı “heparin” adlı “kan sulandırıcı” bir ilacın dikkatli biçimde kullanılması ve bacaklara direk olarak uygulanan özel “pnömotik” (havalı) basınç çorapları sayesinde bu pıhtı oluşumu riski tam anlamı ile ortadan kaldırılamasa da çok ciddi biçimde azaltılabilmektedir. Pıhtı oluşumu riskini azaltmanın en etkin yöntemlerinin başında hastaların ameliyat sonrası ilk birkaç saatte yürütülmeleri ve derhal mobilize edilmeleri gelmektedir.

c.Kaçak ve kanama: Erken dönemde en korkulan komplikasyonlar; bu kesilme ve kapatılma hatlarından kanama ya da kaçak olmasıdır. Bunların oluşmasını engellemek adına tüm dikkat ve önlemlere karşın gene de % 1-2 oranında söz konusu olabilir bu komplikasyonlar. Önemli olan; ameliyat sonrası erken dönemde bunlar oluştuğunda durumu fark etmek ve gereken düzeltici müdahaleleri yapmaktır. Ekibimiz midede oluşturulan “stapler” yani zımbalama hattını bu komplikasyonları (kanama ve kaçak) iyice minimale indirmek amacı ile “rutin” olarak elle dikmektedir. Bu yaklaşımın çok düşük oranda kanama ( % 0 ) ya da kaçak ( % 0.2 ) oranlarımız olmasında etkisinin olduğunu düşünmekteyiz. Erken kaçaklar ameliyat sonrası ilk 1-2 günde olur. Dolayısı ile tüm hastalarımız ameliyat sonrası ilk 3 gün halen hastanede yatarlarken çok yakın takip edilirler. Hastalar taburcu oldukları 3. günden sonra ise, “geç” kaçakların da derhal anlaşılabilmesi için iki konuda uyarılırlar. Nedeni belli olmayan ateş ve net bir nedene bağlanamayan ve yeni ortaya çıkan karın ağrısı bulguları bizler için dikkat edilmesi gereken bulgularıdır ve müdahale gerektirebilirler. Dolayısı ile ateş ya da karın ağrısı hisseden hastalar, ameliyat sonrası ilk 3 haftanın içinde iseler bize ulaşmaları önerilir.

d. Enfeksiyon: En yaygın türleri yara, idrar yolu ve akciğer enfeksiyonlarıdır.

e.İnsizyonel fıtıklar: Bu fıtıklar açık bariatrik cerrahi sonrası yaygın olmakla birlikte laparoskopik bariatrik cerrahi sonrası çok çok nadiren görülen komplikasyonlardır.

f.Vitamin – mineral eksikliği: Vitamin ve mineral eksikliği normalde çok kilolu hastalarda yaygınca görülür bu nedenle ameliyattan sonra hastalara multivitamin önerilir.
g.Saç dökülmesi: Obezite ameliyatlarından birkaç ay sonra hızlı kilo vermeye bağlı olarak saç tellerinde incelme ve şaç dökülmesi görülebilir. Bu genellikle geçici bir problemdir. Nedeni ise vitamin yetersizliği ve yetersiz protein alımıdır.

h.Sarkma: Yüksek miktarda kilo kaybının akabinde ciltte sarkmalar ve buruşmalar olabilir. Verilen kilonun miktarı, cildin esnekliği, yaş, yapılan sporlar sarmalarının miktarını etkilemektedir.

ı.Ölüm: Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatında ölüm riski 1/1000’ dir. Ölüm riskini en aza indirmek için ameliyat ekibinin profesyonel olması gerekir fakat yinede hiçbir ameliyat için ölüm riski sıfıra indirilemez.

i. Uzun dönem tekrar kilo alınması: Obezite cerrahisi sonrasında, önerilen diyet ve egzersiz programlarını da yapan bir hastada literatürlerde farklılık olmakla birlikte tekrar morbid obez olunacak düzeyde kilo alınması olasılığı % 3-4’ün altındadır. Obezite ameliyatlarından 7-8 yıl sonra geride bırakılan mide genişleyip bu durum sonuçta gıda alınımını kısıtlayıcı etkide azalma ve tekrar “bir miktar da olsa” kilo alınması ile sonuçlanabilmektedir. Geri kilo alınımını eğer tekrar morbid obezite düzeyinde olursa; böyle durumlarda revizyon cerrahilerine ihtiyaç duyulmaktadır.

4.Ameliyat sonrası süreç nasıldır?
Obezite ameliyatları laparoskopik girişimler olduklarından dolayı hastalar aynı günün akşamı ayağa kalkabiliyorlar ve 3 gün sonra da taburcu olabiliyorlar. Ameliyatınızdan sonra kaçak testinde olumsuzluk yok ise ağızdan sıvı gıdalara başlanacaktır. Sıvı beslenmeyi takiben taburcu işlemleriniz yapılacaktır. Taburculuk sonrası dönemde beslenme ve günlük aktivitelere ait ayrıntılı bir bilgilendirilme sözlü ve yazılı olarak sağlanacaktır. Kontrol tarihleri ve bu kontrollerde yapılacak olan testler taburculuk esnasında tarafınıza bildirilecektir.

5.Ameliyat sonrası uzun dönemde neler değişir?
Bir kere hastaların tamamına yakını ciddi biçimde kilo veriyor, diyabetleri düzeliyor ve hipertansiyon geriliyor. Ayrıca dizler aşırı bir yükten kurtulduğu için toparlıyor, uyku apnesi ve bir dizi başka problem düzeliyor. Psikolojik olarak rahatlama görülüyor. Uzun dönemde gerek tüp mide ve gerekse mide by-pass’ ı ameliyatı sonrasında birleştirme ve kesilme dikilme hatlarında darlık gelişebiliyor. Bu darlılar endoskopik balon dilatasyonlar ile genişletilebiliyorlar. Çok çok nadir olarak da yeniden cerrahi müdahale gerekebiliyor bu düzeltmeler için.

Ameliyat sonrasında da çok uzun dönemde tekrar kilo almaya meyil oluşabiliyor. Burada çok önemle vurgulanması gereken şey ameliyat sonrasında hastaların tekrar morbid obez olacak düzeyde kilo alınmasından bahsetmediğimizin bilinmesi. Ancak özellikle tüp mide ameliyatından 5-10 yıl sonra tüp şekline getirilmiş mide genişleyip bu durum sonuçta biraz da olsa kilo alınması ile sonuçlanabiliyor. Böyle durumlarda tüp mide ameliyatını mide by-pass’ına çevirmek gerekebiliyor. Bir de aşırı kilo verilmesine bağlı olarak birtakım cilt sarkmaları olabiliyor ve bu durumda da estetik cerrahiler gerekebiliyor.

6.Ne kadar kilo verebilirim?
Tüp mide ameliyatı sonrası 1-2 yıllık dönemde fazla kilolarını %40-90 oranında verebilmeleri mümkündür. Kilo vermedeki başarı hastanın ameliyat sonrası diyet ve egzersiz programına uyması ile doğru orantılıdır.

7.Obezite ameliyatından önce sigara ve alkolü bırakmalı mıyım?
Bütün obezite ameliyatlarından önce anestezi doktorumuza sigara-alkol alışkanlıklarınızı bildirmeniz gerekmektedir. Ameliyat gününden 5 gün öncesinde sigaranın, 15 gün öncesinde de alkol kullanımının bırakılması, ameliyat esnasında daha rahat bir ameliyat geçirmenizi sağlayacaktır.

8.Ne kadar hastanede kalırım?
Obezite ameliyatlarından sonra hastanede kalış süresi hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak değişkenlik gösterse de genellikle hasta en az 3 gün serviste yatırılmaktadır.

9.Ne zaman banyo yapabilirim?
Obezite ameliyatlarından genellikle 5 gün sonra banyo yapabilirsiniz.

10.Vitamin – mineral- kalsiyum veya protein kullanmak zorunda mıyım?
Obezite ameliyatlarından sonra hızlı kilo vermeye bağlı olarak vitamin-mineral, kalsiyum veya protein eksikleri olabilmektedir. Bunlar rutin kontroller sırasında anlaşılmaktadır.

11.Kilo vermem ne kadar süre devam eder?
Obezite ameliyatlarından sonra kilo verme yaklaşık 1,5-2 sene kadar devam etmektedir. Bazı durumlarda hastalar fazla kilolarını bu süreç tamamlamadan verebilmekte ve kilo vermeleri daha erken dönemlerde durabilmektedir.

12.Çok ağrım olur mu?
Genellikle ameliyatın hemen sonrasında ameliyathaneden henüz çıkmadan ağrı kesiciler yapılmaktadır. Ağrı kesicilerin hastaya etki etme süresi boyunca; hastadan hastaya değişecek ağrı eşiği dozunda bir miktar ağrı olabilmektedir.

13.Ne zaman denize girebilirim?
Ameliyattan 1 ay sonra…

14.Normal yaşantıma dönmem ne kadar zaman alır?
Obezite ameliyatlarından sonra genellikle hastalarımıza 10 gün ev istirahatı önermekteyiz. Hasta 7 gün sonra masa başı çalışıyor ise işine dönebilmektedir. Yoğun fiziksel aktivite gerektiren işler için ve spora başlamak için ise en az 30 gün beklenmesi tavsiye edilir.

15.Beden kitle indeksi nedir?
Kilonuzu boyunuzun metre cinsinden karesine böldüğünüz zaman ortaya çıkan sayıdır.
Vücut kitle indeksi= Ağırlık (kg)/(boyXboy) m2
Dünya sağlık teşkilatına göre VKİ nin 20-25 arasında olması“normal”, 25-30 arasında olması “obez”, 30-35 arasında olması “tip I obez” 35-40 arasında olması “tip II obez”, 40’ ın üstünde olması ise “tip III ya da morbid obezite” yani hastalık kabul edilecek düzeyde şişman olmak anlamını taşıyor. Çok nadiren de olsa VKİ’ nin 50 den hatta 60’ dan yüksek olduğu “süper obezite” durumları da gözlenebiliyor.

16.Morbit obezite cerrahisi nedir?
Morbid obeziteyi gidermek amacı ile yapılan cerrahi müdahalelerin tamamına tıpta “bariatrik cerrahi” deniliyor. Dolayısı ile hem kilo kaybında başarı, hem bu kilo kaybının uzun dönemde devam etmesi, hem şeker-tansiyon gibi ikincil rahatsızlıkların giderilmesi ve hem de yaşamı uzatmak açısından bariatrik cerrahi en etkin tedavi.

17.İntragastrik balon obezitte kullanılan bir yöntem midir?
Bu yöntem endoskopi yolu ile hastanın midesinin içine adeta bir yumruk büyüklüğünde içi metilen mavisi içeren su ile doldurulmuş balon koymak ve bu şekilde gıda alınımını kısıtlamaktır. Son derece kolay ve minimal riskleri olan bir girişimdir. Balon, altı ay ya da bir yıl içinde sonra mutlaka çıkarılmak zorunda. Bu nedenle morbid obezite cerrahisine hazırladığımız aşırı kilolu süper obezlerde ameliyat öncesinde kilo verdirebilmek amacı ile bir destek yöntem olarak kullanılıyor.

18.Tüp mide ameliyatı nasıl bir yöntemdir?
Adı üstünde yani mideyi adeta incecik, uzun bir tüpe çevirdiğimiz bir laparoskopik girişimdir. Midenin çıkış bölümü korunduğu ve sindirim sistemindeki devamlılığın aynen sağlandığı bir teknik olması, ameliyat sonrası bazı istenmeyen yan etkilerin daha az olmasını sağlıyor. Tüp mide ameliyatı son 5 yıldır ciddi biçimde gündeme gelmiş olan ve zamanımızda en çok uygulanan bariatrik prosedürlerin başında gelmektedir. Tüp mide ameliyatından 5 yıl sonra kişiler fazla kilolarının % 55’ini kaybetmiş oluyorlar. Cerrahi ölümcül risk ise mide by-pass’ ındaki gibi ve % 0.4 civarıdır. Bu yöntem kilo vermede mide by-pass’ ı ya da ona yakın düzeyde etkilidir. Bu yöntemle ilgili bilinmeyen tek konu çok uzun dönemde midede tekrar büyüme olup olmayacağıdır.

19.Ameliyat tipi nasıl belirleniyor?
Hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağı kararı tamamen cerrahi ekibin deneyimi ve hastaya ait bir dizi özelliklerle ilgilidir. Bu nedenle bazı hastalarda tüp mide girişimini öncelikle tercih ederken bazılarında ise ilk ameliyat opsiyonu mide by-pass’ ı olabilmekte. Bazı aşırı kilolu hastalara laparoskopik bariatrik girişim öncesinde balon uygulaması ya da özel ve kısa süreli diyetlerle az da olsa kilo verdirmeyi tercih ediyoruz.

Hastanın diyabeti yani şeker hastalığı var mı ve şeker hastalığı ileri evrelerde mi? Şeker hastalığına bağlı bazı komplikasyonlar çıkmış mı? Psikolojik bir yemek yeme sorunu var mı ve varsa ne boyutta? Hasta muayene masasına yattığında karın görüntüsü nasıl? Yağlı karın iki kenara doğru yayılıp düzleşiyor mu yoksa bombe, şiş ve yayılmayan bir karın/göbek görüntüsü mü mevcut? Deneyimli bariatrik ekipler tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak ve hastayı da her konuda bilgilendirdikten sonra aslında hasta ile de aktif bir iletişim ile ameliyat tipini seçmekteler.

Obezite Ameliyatı Sonrası Egzersiz Programı
Obezite ameliyatı sonrası yapılan egzersiz hem daha düzenli kilo vermenize hem de oluşabilecek vücut duruş bozuklukları ve sarkmalarını önlemede son derece etkilidir.

En uygun egzersiz yürümektir. Ameliyat sonrası hastanede yatarken başlanıp evde de devam edilmelidir. Yürüme dışında doktorunuza danışmadan herhangi bir egzersiz programına başlamayın. Aşağıda ameliyat sonrası evde yapabileceğiniz örnek bir egzersiz programı gösterilmektedir. Egzersizin miktarı ve sıklığını doktorunuz size bildirecektir.

2 hafta boyunca araba kullanmayın. Ağır fiziksel aktiviteden 2 ay süreyle uzak durun, ama unutmayın ki yeterli ve sağlıklı kilo verilmesinde egzersizin rolü çok önemlidir. Ameliyat sonrasında istediğiniz kadar yürüyebilirsiniz, merdiven çıkabilirsiniz. İşiniz ağır fiziksel aktivite gerektirmiyorsa 2-4. haftada işinize dönebilirsiniz.

Kol Bacak Egzersizleri
1. Sırtüstü düz bir zemine uzanın. Elinize aldığınız ağırlığı resimde gördüğünüz gibi tutup dirseğinizi büküp açarak 10 tekrar kaldırıp indirin. (Hareketi yaparken, sadece kolunuzun dirsek altında kalan kısmı hareket etmelidir.)

2. Ayakla dururken iki elinizle tuttuğunuz ağırlığı, sadece dirseklerinizi bükerek başınızın arkasına doğru indirip yukarı kaldırın. 10 defa tekrar edin.

3. Ayakla dururken kollarınızı omuz hizasına kadar yanlara kaldırıp 5-6 saniye bekledikten sonra indirin. 10 defa tekrar edin.

4. Ayakta dururken dirseklerinizi bükerek elinizi omzunuza doğru kaldırıp indirin. 10 defa tekrar edin.

5. Yan yatar pozisyonda dizlerinizi bükmeden üstte kalan bacağınızı 30-40 cm kadar havaya kaldırın 5 saniye bu şekilde tutup indirin. 10 defa tekrarlayın. Diğer yanınıza dönerek öteki bacağınızla tekrar edin.

6. Sırtüstü uzanın. Kalın bir yastığı veya rulo yapılmış bir battaniyeyi bacaklarınızla sıkıştırın. 5 saniye tutup gevşetin. Aynı işlemi 10 defa tekrar edin.



  • Hekimlerimiz