Dyt. Hilal Menzilci Ramazanda Beslenmeyi Anlatıyor

Dyt. Hilal Menzilci Ramazanda Beslenmeyi Anlatıyor

Bereket, arınma ve manevi ayımız olan ramazanda beslenme düzenimiz alışık olduğumuz düzenden oldukça farklıdır.
 
Dünyanın Müslüman olmayan birçok ülkesinde de aslında popüler diyet olan fasting diyeti adı altında bilinmekte ve uygulanmaktadır.
 
Açlık vücudumuz için gerek bir arınma sağlamakla birlikte bu süreci doğru beslenme kurallarıyla geçirmemiz gerekmektedir. Bu dönemde tercih edeceğimiz gıdalar normal zamandan çok daha önemlidir çünkü yemeğe ulaştığımız süre zarfı sınırlıdır. Bu süreçte ihtiyacımız olan bütün makro ve mikro besin öğelerini doğru miktarda tüketebilmeliyiz.
 
Öncelikle; doğu karbonhidrat tüketimimiz gün içerisinde enerji durumumuzda en büyük faktörlerdendir. Az karbonhidrat, gün içerisinde baş ağrısı, performans düşüklüğü yaparken, fazla karbonhidrat uzun sürede normalden daha fazla acıkma ve insülin hormonumuzda ve açlık şekerimizde anormal değişikliklere sebebiyet verebilmektedir.
 
Protein, uzun süre tok tutan, özellikle bazı vitaminleri kendi bünyesinde barındıran makro besin öğelerinden biridir. Bitkisel protein olan kurubaklagiller ve hayvansal protein olan et, tavuk, balık, süt ürünleri gibi gıdalar hem sahur hem de iftarda mutlaka tüketilmektedir. Bu süreçte açlıkla mücadelede en büyük rol proteinlere düşmektedir.
 
Ara öğünlerin yapılması bizim ihtiyacımız olan bütün vitamin ve mineraller almamızı sağlamaktadır. Aynı zamanda iftardan sonra çıkan kan şekerimizin ani düşüşünün olması beklenebilen bir tablodur. Bu anda tüketilecek doğru ara öğünler kan şekerimizin daha regüle ilerlemesini sağlayacaktır. Bütün gün gıda tüketmeyen vücut meyveler, sert kabuklu yemişlerin faydalarından uzak kalmıştır. Ara öğünümüzde bu gıdalara yer vermek vücudumuza hiçbir besin öğesini eksik bırakmamızı sağlamaktadır.
 
Su tüketimi normal zamanda bile diyette ön plandayken ramazanda dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Yetişkin bir birey gün içerisinde oldukça su kaybetmiştir ve iftardan sonra bu açığın 2-2,5 litre su tüketilerek kapatılması gerekmektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken durum bu suyun büyük miktarlarda tek seferde içilmesi değil, iftar sahur arasına dağıtılarak tüketilmesidir.
 
Bu dönemde olabilecek tatlı isteklerini; haftada 1-2 olmak şartı ile sütlü tatlılardan yana kullanabilirsiniz.
 
Kızartma, kavurma, sakatatlar gibi doymuşve trans yağ içeriği yüksek gıdalar yerine zeytinyağı ile yapılmış yemekler ve salatalar tercih edilmeli, karbonhidrat seçimi yaparken de içerisinde beyaz un ve beyaz şeker içeren ürünler değiltam tahıl grubu, meyve, sebze gibi kalorisi düşük hacmi büyük rafine karbonhidratlar tercih edilmelidir.
 
Kısaca; Ramazan sürecini sağlıklı beslenmeyle harmanlamak, vücudumuzun ihtiyacı olan gıdaları vücudumuza verip fazlasından veya eksiğinden kaçınmak bu dönemi bedensel anlamda en iyi şekilde geçirmeyi sağlayacaktır. Ramazan ayı boyunca diyetimizde ciddi kısıtlamalar yapmamalı, sert ve uygulaması zor diyetler asla uygulamamalıyız.
 
Hayırlı Ramazanlar.