Çocukluk Çağı Otizmi

Çocukluk Çağı Otizmi

Otizm hayatın ilk yıllarında sosyal etkileşim, iletişim, dil ve kognitif gelişimde spesifik kayıplarla giden nöropsikiyatrik hastalıklar grubudur. En son yapılan çalışmalarda hastalığın sıklığı % 1.8 olarak gösterilmektedir. Her 50-60 canlı doğumda 1 otizm görülmektedir. Otizm bozukluğu erkeklerde kızlara göre 4-5 kat daha fazla görülmekle birlikte kız çocuklarında durumun daha ağır seyrettiği ifade edilmektedir. Kesin sebebi belli olmamakla beraber bir çok çalışmalarda  genetik ve çevresel nedenler tespit edilmiştir. Eşlik eden hastalıklar arasında en sık rastlanılanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygu-durum bozuklukları ve epilepsidir. Her üç çocuktan biri epileptik anlamda risk taşımaktadır. 0-5 yaş arası ve ergenlik döneminde epilepsi nöbetlerinin görülme olasılığı artar.

Erken tanı konan çocuklarda düzelme ve semptomların kaybolması daha yüksek oranda olur. Hastalığın üç temel belirtisi vardır.

1.Sosyal becerilerde gerilik: Göz kontağı kısıtlıdır yada yoktur. Çevreye ilgisizdirler.Adına tepki vermezler. Bazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez yada hoşlanmazlar. İlk izleminde sanki duymuyorlarmış gibi görünürler. Çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler. İnsanlardan ürkebilirler ve ağlarlar. Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler. Gelişim düzeyine uygun arkadaş ilişkisi geliştiremezler. Başkaları ile kendiliğinden ilgi alanları ve duygularını paylaşmazlar. Mimikleri belirsiz veya kısıtlıdır. Duyguları anlamazlar veya uygun karşılık vermezler.

 

2.Konuşma ve iletişimde gerilikİşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler. Taklit becerisi yoktur yada sınırlıdır. Taklide dayalı (senaryolu) oyunların oynayamazlar. Konuşma birçoğunda gelişmemiştir.Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar. Ekolaliler, söylenenleri papağan gibi tekrar ederler. Zamirleri ters kullanırlar. Uygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlar. Mekanik ve tek düze ses tonu kullanırlar.

 

3.Kısıtlayıcı, tekrarlayıcı etkinlikler: Bir veya daha fazla kısıtlayıcı tekrarlayıcı ilgi alanı ile aşırı uğraşırlar.Düzen takıntıları vardır. Nesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanma.(İp, pet şişe, araba… vs) Rutinlerindeki değişikliklere tepki gösterirler. Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır. (Nesneleri çevirme, el çırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme…) Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar. (Arabaları dizerler,topu çevirirler…) Bunların haricinde sık görülen bulgular şunlardır:  Soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilir. Yemek yeme bozuklukları vardır.Bazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilir.Beklemeye yada isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir. Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak atakları olur.Aşırı hareketlilik ya da aşırı hareketsizlik olabilir.Tehlikeye karşı duyarsızlık olabilir. Erken tanı hastalığın seyrinde ve bulguların düzelmesinde önemlidir. Tedavide eğitim ve eşlik eden durumlar için ilaç tedavisi kullanılır. Eğitsel yaklaşım: Olgunun özellikleri ve düzeyine bağlı bir program geliştirilir. Yapılandırılmış, yoğun programlar etkili. Davranış değiştirme teknikleri, duygusal kontaktı artırma,dil gelişimi, ince-motor-kaba motor becerileri, öz bakımı artırmayı hedeflemeli.

 

Uzm. Dr. Ceyhun Caferov

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı